Bugün babam ve kardeşim arıyı kontrol ettiler. Tekrar bir ana arı memesi kontrolü ve verilen şerbetin etkilerini görmek üzere. Bu amaçla ballık kuluçkalık üzerinden alınarak ters çevrilmiş kovan kapağının üzerine konulmuş. Arı ekipmanlarını doğrudan toprak ile temas ettirmemek hijyen kuralları açısından önemli. Çoğu bakteri, mantar ve virüs bu yolla bulaşabilir.
Kardeşim körükte çam kozalağı kullanıyormuş. Çam kozalağının karton mukavvaya göre daha uzun süre duman sağladığını ifade etti.
Sağolsunlar benim görmem için çerçeveleri de fotoğraflamışlar. Babam "babasından kalan yöntemlerle" uzun yıllar arıcılık yapmış bir arıcı. Kendi arılığı varken babamı orada hiç bir zaman maske ve eldiven kullanırken görmedim. Her zaman maskesiz ve eldivensiz... Babam el demiri olarak "esiran" dediğimiz bir alet kullanırdı. İnternette "esiran" diye bir arama yaptığımda bu aletin görseline rastlayamadım. Ancak Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde, "Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç." olarak tanımlanmakta. Aslına bakılırsa esiran, validenin mutfaktaki şöminede toprak sac üzerinde bazlama yaparken kullandığı bir aletti. Babamın yaptığı arıcılıkta, oğul mevsiminde, arıları bol bol oğul verirdi. Oğulları ağaçların dallarından toplamakta valideye düşerdi :) O da maske ve eldiven kullanmazdı. Ama o bir keresinde oğul alırken arıların saldırılarına maruz kalmış. Ve ölümden dönmüş.
Yukarıdaki çerçevenin göbeği kapalı gözlü yavrulu. Üst kısmında geçen yıldan kalma sırlı minik bir bal kemeri. Arta kalan az bir miktar alanda sırlanmamış bal mevcut. Bu balın kaynağı muhtemel ki verilen şerbet. Tabii nektar olma ihtimali de var. Yavrular hücreleri boşalttığında ana arının yumurta atmasına olanak bırakmamışlar.
Yukarıdaki çerçevenin çok büyük bir kısmı kapalı gözlü yavrulu. Ara ara sırlanmamış boşluklarda bal. Ve tek tük polen.
Bu çerçeve de yukarıdaki ile hemen hemen aynı. Alt kısmında erkek arı gözleri de görünüyor.
Bu çerçeve kuluçkalıktaki 5. ya da 9.çerçeve olmalı. Temel petekli olarak kuluçkalığa verdiğimiz ilk çerçeve 5.çerçeve idi. Daha sonra da 9.çerçeve verilmişti. Bu çerçevenin üst kısmında büyük bir bal kemeri var. Bal kemerinin altında ise açık gözlü yavrulu bir alan...
Göbekte çok geniş bir alan kapalı gözlü yavrulu. Ve bir miktar da açık gözlü yavrulu alan. Sağ alt köşe erkek arı gözleri. Üst kısımda bal kemeri olması gereken yerde sırlanmamış bir bal kemeri.
Göbekte çok geniş bir polen alanı. Ve köşelerde erkek yavru gözleri. Bu çerçeveyi polen deposu olarak adlandırabilirim.
Fotoğraftan pek belirgin olmasa da göbekte açık gözlü yavrulu bir alan. Bu alanın etrafında ise kapalı gözlü yavrulu bir alan. Üst köşelerde azıcık sırlanmış bal. Alt köşelerde erkek arı gözleri. Muhtemelen ortadaki alandan bir posta yavru çıkmış.
Yeşil işaretli ana arım. Bu renk onun 2014 yılında doğduğunu gösteriyor. Bu etiket veya boya arılara özel. Arıya bir zararı olsa modern arıcılıkta kullanılmazdı sanırım. Ana arı ana arı söyle bana "Neden bu kadar çok erkek arı gözü var?"
Yukarıdaki kapalı gözlü yavrulu çerçevelere benzer diğer bir çerçeve.
Çerçevelerde ana arı memesine rastlanmadı. Bu çok güzel bir haber. Şu an kuluçkalıkta 10 çerçeve arı ballıkta da 4 çerçeve arı var. Ve kuluçkalıkta bol miktarda yavru var. Bu yavrular çıktığında ballığın da tamamen arı dolacağı kesin. İkinci ballığı atmak gerekir mi bilemiyorum. Ballıktaki temel petekli çerçevelerin üçünü tam kabartmışlar ve verilen şerbeti buraya basmışlar. Şerbetin bir kısmı da kuluçkalıkta yavruların boşaltmış olduğu alanlarda depolanmış, sırlanmamış halde.
Kardeşime göre kuluçkalıkta sırlanmamış alanlarla beraber iki çerçeveye yakın bal stoğu oluşmuş. Ballıkta da 3 çerçeve sırlanmış bal.
Kuluçkalıkta ilk sıradaki kararmış peteği babam ballıktaki ballı çerçevenin yanına almış. Kuluçkalıkta boşalan yere de ballıktaki temel petekli çerçevelerden birini vermiş.
Babamın gözlemine göre kuluçkalıktaki erkek yavrulu alan nispeten azalmış. Genel olarak yavrulu alan da nispeten azalmış. Yavrulardan boşalmış alanın birine bal atmışlar.
Bugün son şerbeti vermeyi düşünüyoruz. Zira ballıktaki üç çerçeve şerbet balı ile kuluçkalıktaki iki çerçeveye yakın şerbet balı onlara yeter ya da yetmeli :) Daha fazla şerbet ballığı bloke ediyor. Bu da bizim aç kalmamıza sebebiyet verebilir :)
Saat 17:20'de arı için babamla konuştuk. Babam arı nüfusunun çoğaldığını, kovana kat atma zamanının gelmiş olabileceğini söyledi. Ben de kovanın içerisini bir kontrol ettikten sonra buna karar vermenin daha doğru olduğunu söyledim. Bölme tahtası olarak kullandığım yemliği (9.sırada) alıp bunun yerine temel petekli bir çerçeve verebileceğimizi belirttim. En son verdiğim temel petekli (yarım kabartılmış - 5.sırada) çerçevenin de durumunu merak ediyordum. Bu çerçeveyi de kontrol edebileceğini söyledim. Babam temel petekli çerçeveyi en dışa takmak istemişti. Ancak babama temel petekli çerçevenin sağ ve solunda ballı çerçevelerin olmasının uygun olacağını belirttim. Zira mum üretimi çok miktarda enerji tüketimi gerektiren bir iş. Enerji kaynaklarının yakında olması önemli.
Arılar İstanbul'da ben Ankara'dayım. Yukarıdaki istişareyi saat 17:25'de babamla yaptıktan 20 dakika sonra babam aradı. 9. sıradaki yemliği alıp temel petekli çerçeveyi vermiş. Yemlikte herhangi bir dalak durumu yokmuş. 10. sıradaki en dış çerçevede 3-5 tane arı varmış. Bu 3-5 arının yemlikten diğer tarafa nasıl geçtiklerini sorguladıktan sonra kovanda 8 çerçevelik arı olduğunu belirtti. 15 güne kadar bu kovana kat atılmaz ise oğul verebileceğini de ekledi.
Oğul nasıl alınır?
Oğul genellikle dala konar. Önceden arılıkta boş bir kovan olması önerilir. Oğulu gördüğünde kovanı hazırla. Ballı-polenli çerçeve, kabartılmış boş bir dalak, sadece kapalı yavrulu çerçeve sırasıyla kovana yerleştir. Bu çerçevelerin her biri farklı bir koloniden alınır. Oğullarda bazen ana da olmayabilir. Kanadı kesik vs durumlarda ana oğulla çıkmamış olabilir. Oğulda birden fazla ana da olabilir. Kovana alınan oğulda bu kontroller yapılır. Ana durumuna dikkat edilir.
Pratik bir bilgi: Kovandan ana arı alırken zorlanıyorsanız bir kulak temizleme çöpünün pamuklu kısmına bal sürüp ananın kanatlarına tutturup anayı alabilirsiniz.
Oğul için kovanı hazırlarken ballı-polenli çerçeve ilk sıradadır. Sonra kapalı yavrulu çerçeve. Sonra oğul. Sonra da boş dalak. Boş dalak dış taraftadır. Kovana alındıktan sonra oğul beslemeye alınır. Günübirlik bir besleme. Günaşırı ve az miktarda bir besleme. Oğuldaki arı miktarı çok az ise oğul başka bir koloni ile de birleştirilebilir.
İlk ilk konakladığı kaynakta yarım saat bekler. Saat 10:00 ile 15:00 arasında çıkar oğul. Bu aralığın dışında pek çıkmaz. Daha yoğunlukla ise öğlen saatlerinde yani 11:00 ile 13:00 saatleri arasında çıkar.
Oğul önleme yöntemleri 1. Bazı ırkların oğul eğilimleri fazla bazılarının ki ise azdır. Oğul vermeye eğilimi az olan ırklar tercih edilir. 2. Genç ana arı kullanmak (sezonluk ana kullanmak). Yumurtlama kabiliyeti işçi arılar için memnuniyet verici. 3. Kovan iç hacmini genişletmek. Ballık atmak. Yumurtlama, polen ve bal için yeterince alan açmak. Kısıtlı hacimde sıcaklık fazla olur. Havasız bir ortam oluşur. 4. Koloninin yerini değiştirmek. Tarlacılar kovana giremeyeceğinden nüfus azalır. 5. Gölgelik sağlamak. Kovandaki sıcaklığı düşürmek için. Neticede daha rahat bir çalışma ortamı. 6. İyi bir havalandırma sağlamak. Kovan kapaklarında havalandırma deliği olabilir. Göçer arıcı ise havalandırma deliği taşıma yerlerinde olabilir. 7. Ana arı yüksüklerini bozmak. Üç defa bozduğunuz halde tekrar yapıyorlarsa inatlaşmaya gerek yok. 8. Koloninin anasını almak. Üç günden fazla değil. Kovanın dışında değil. Kuluçka sahasının yakınında ana arı kafesi içerisinde. Sonuçta yavrulamasını engellemiş oluyoruz, nüfus artışı duruyor. Ve üç gün için yaklaşık 5000 arı (yumurta). 9. Güçlü kolonilerle çalışmak. Zayıflar oğula daha meyillidir. Güçlü olanlar pal ve polene daha meyillidir.
Pratik bilgi: Balmumu hızlı üretiliyorsa, balmumu üretebilen arı miktarı fazla demektir. Arı sütü fazla üretiliyorsa işçi arılar 21 gün yerine 18-19 günde çıkabilir.
Yapay oğul alma yöntemleri (Bölme yöntemleri)
Teknik arıcılıkta arıların doğal olarak oğul vermesi istenmez. Doğal oğul zamansız olarak kolonilerin zayıf düşmesine sebep olur. Koloni sayısının gelişigüzel artmasına ve bal veriminin düşmesine sebep olur. Koloni sayısını artırmak istediğinizde bunu kontrollü yapmak yani yapay oğul almak gerek. Birkaç kovandan alınan ballı, arılı, yavrulu, polenli peteklerin bir kovanda birleştirilip uygun bir yöntemle ana kazandırmak suretiyle oluşturulmasına yapay oğul denir. Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında yapılabilir. Nektar ve polen açısından.
Yapay oğul ile koloni sayısında artma, yağmacılık ve doğal oğul eğiliminde azalma olur. Yapay oğul için hastalıklara dayanıklı, çalışkan, bal verimi yüksek, hırçın olmayan koloniler seçilmeli. Bu şekilde arılıkta istenmeyen Fenotip uzaklaştırılmış olur. Yapay oğul iki yöntemle yapılır;
1. Bölerek
2. Toplayarak
1. Bölme yöntemi
Bölünecek koloni en az 8 çerçeve olmalı. Bölünecek kovan 30-40 cm kaydırılıp yanına yeni kovan konur. Tarlacıları toplayabilmek adına. Yavrulu, ballı, polenli çerçevelerin tümü iki kovan arasında eşit miktarda paylaştırılır. Az arısı olana tarlacı arıların daha fazla girmesini sağlamak için diğer kovan daha da uzaklaştırılabilir.
Akşamleyin yeni kovanın uçuş deliğini kapatarak arılığın başka bir köşesine koyarız. 24 saati geçmeyecek şekilde uçuş deliği kapalı olduğu halde bekletilir orada. Eski kovanlarına dönmemeleri için yapıyoruz bunu.
2. Toplama oğul (Devşirme yöntemi)
Güçleri aynı 5-6 tane kovan olduğunu varsayalım. Yavrulu çerçevelerini aldığımız kovanların nüfusu azalacağından doğal oğul eğilimleri de düşer.
Yeni kovanın uçuş deliğini kapatırız. Bir kovandan kapalı gözlü yavrulu bir çerçeve, diğer bir kovandan ballı-polenli bir çerçeve, diğer bir kovandan günlük yumurtalı bir çerçeve alırız. Bunları normal çerçeve düzeninde yeni kovana yerleştiririz. Diğer bir kovandan ise genç işçi arılı bir çerçeve alıp yeni kovana yalnızca sirkeleriz, çerçeveyi takmayız. Yanına bir de kabartılmış dalak takarız. Yeni oluşturduğumuz kovan arılıktaki güçlü bir kovanın yerine konur ki tarlacılar yeni kovana girsin. Tabi uçuş deliğini de açarız. Tarlacı arıları bir kaç saat alıyoruz sonra güçlü kovanı kendi yerine alabiliriz. Sonra da uygun bir yöntemle yeni kovanımıza ana kazandırırız. Bu yöntemde anayı kendilerinin kazandırmasını istemiyoruz. Zira yalancıya kaçabilir.
Arılar farklı kovanlardan olduğu için sprey kullanmak da tercih edilebilir.
Toplama yönteminde her koloniden farklı bir ürün alınır. Bu yöntemde çerçeveler alınırken arılar alınmaz, her çerçeve kendi kovanına silkelenir.
24-48 saat sonra uygun bir yöntemle ana verilir. Bu zaman içinde kolonide anasızlık hissi oluşur.
Toplama yöntemi ile oluşturduğumuz yeni kovanda en fazla 3-4 çerçeve olur.
Her iki yöntem de koloniyi oğuldan vazgeçirir. İki yöntem arasında bir kıyaslama yapılacak olursa bölme yöntemi daha sağlıklıdır. Diğer yöntemde farklı kolonilerden alındığı için hastalık riski artar. (Hastalıklı koloni varsa)
Arılara ballık (kat) verilmesi
Koloniyi genişletme sonucunda 8-9 çerçeveye erişen koloni için artık ballık atma zamanı gelmiş demektir. Ballığa açık gözlü yavrulu değil kapalı gözlü yavrulu çerçeve verilir. Yukarı doğru çekmek işlemi ülkemizde genellikle bir kapalı yavrulu çerçeve ile yapılmasına rağmen iki kapalı yavrulu çerçeve ile de yapılabilir. Kuluçkalıktan aldığımız kapalı gözlü yavrulu çerçevelerin yerine ham dalak koyuyoruz.
Kapalı gözlü yavruların kuluçkalıkta bulundukları yer sağdan ve soldan ikinci sırada.
Kuluçkalıktan aldığımız kapalı gözlü yavrulu çerçeveleri ballıkta böyle koyuyoruz. Soluna ve sağına da birer ham dalak. Kuluçkalığı nasıl genişlettiksek (sola veya sağa doğru) ballığı da aynı şekilde genişletiriz.
Arıcılığı ticari olarak yapıyorsak ana arı ızgarası takmalıyız aksi halde takmayabiliriz de. Kapalı gözlü yavrulu çerçeveleri ballığa taşırken üzerinde ana olmadığını kontrol et. Şurupluk her zaman en üstteki ballıkta bulunur ve o her zaman 9 çerçevedir (şurupluktan dolayı).
İkinci ballık atılırken birincinin altına kuluçkalığın üzerine atılır. Yani yeni atılan tüm ballıklar kuluçkalığın üzerinde olur. Amaç balmumu üreten arılara mesafenin yakın olmasıdır. Ayrıca balmumunun olgunlaştırılması da. Bunlar genç işçi arılar tarafından yapılır.
İlkbahar başlangıcından itibaren sürdürülen çalışmalar ve yapılan hazırlıklar sonucunda kolonilerde etkin bir kuluçka aktivitesi sağlanır. Kuluçka faaliyetinin artması sonucunda arılar kuluçkalığa sığmaz olur. Bu durumda koloniye ilave kat vererek kovan iç hacmini genişletmek ve yeni çalışma sahası sağlamak gerekir. Kuluçkalık üzerine konulan bu katlara ballık denir.
Arıcının başarısına ve mevsim şartlarına bağlı olarak kat verme işlemi sağlanır. Koloniye ballık verme işlemi genellikle nektar akımından önceye rastlar. Çünkü yöredeki nektar kaynakları ve bu kaynakların nektar toplamaya uygun hale gelişi kovan dışı faaliyetlerin yoğunlaşmasına neden olur. Bu dönemde arılar bal ve poleni depo etmek için yeni peteklere ihtiyaç duyarlar. Bu da ilave ballık vermek ile olur. Petek bal veya seksiyon bal (düzgün görünüme sahip petek) kuluçkalıkla ballık arasına ana arı ızgarası konur. Böylece ananın ballığı kuluçkalık olarak kullanması önlenir.
Izgara bazen propolis ile kaplanabilir. Dikkat etmek gerek zira oğula sebebiyet veren durumlar ortaya çıkabilir.
Ballık verileceği zaman çerçeveleri tamamen doldurup vermektense bir kaç çerçeve vermek ve gerektikçe yeni çerçeveler ilave etmek tercih edilmelidir. Kuluçkalıkta genişletmeyi hangi yöne doğru yaptıysak ballıkta da o yöne doğru yapmalıyız.
Kararmış dalakları yavrular çıktıktan sonra değiştirebilirsin. Yeni dalaklar kabartılanın arasına konur. Ve böylece devam eder.
İyi bir nektar döneminde arılara verilen ballıklar birkaç gün içerisinde doldurulur. Birden fazla ballık verileceği zaman belirli bir sıra takip edilmeli. En son verilen ballık kuluçkalığın üzerine konur. Böylece kovana dönen tarlacıların ballığa ulaşmaları daha rahat olur.
-----------------o------------------
Haftaya işlenecek konular; Cumartesi günü Yalancı ana ve Ana üretme şekilleri Pazar günü ise uygulama
Arı beslemede kullandığımız besinlerin detayları, kek tarifleri, ilkbahar beslemesinin önemi, yemleme tarihinin tespiti, koloni birleştirme şekilleri, ana yenileme ve oğul işlediğimiz konular. a. Balla besleme Derse 10 dakika geç kalınca bu konuyu kaçırdım maalesef. Ancak bunun da şurupla beslemeye benzediğini ve şeker yerine bal kullanıldığını düşünüyorum. b. Kuru şekerle besleme
Hocanın katı gıda ile besleme taraftarı olmadığını en başından belirtmeliyim. Hava şartları arıların serbestçe uçuş yapabileceği kovana su getirmelerine izin verdiği geç bahar döneminde (Mayıs ortaları) kuru şekerle besleme yapılabilir. Beslemede kullanılacak kuru şeker kovan içerisinde arıların rahatlıkla ulaşabileceği bir yere konulmalıdır. Yani kuluçka alanına. Kuru şekerle beslemede pudra şekeri veya kristal şeker kullanılır.
Suda eritilerek verilemez doğrudan verilir. Topak halinde de olabilir. Akide şekeri gibi şekerler önermiyoruz. Bu şekerler fazla kaynatıldığından dolayı yapısı bozulmuştur. Pudra şekeri olarak marketten aldığımız pudra şekerini kullanmıyoruz. Zira yapısında nişasta bulunuyor. Toz şeker alıp öğüttürebilirsiniz. Mayıs ortaları yani havanın sıcak olduğu dönem kuru şekerle besleme için uygundur zira arı şekeri çözebilmek için suya ihtiyacı olacaktır. Hava koşulları su temin etmelerine müsait olmalı. Güçlü kolonilere günde yarım kilo ya da bir kilo şeker yeterlidir.
Kuru şeker poşetle verilmez. Üst yemliğin üzerine dökülür. Bir haftalık veriyoruz. Her gün ya da günübirlik değil.
Şurup hep birden verildiğinde arılar bunu depoluyor. Mumu da düzgün örmüyorlar. Ve arı şerbet verildiği halde aç kalıyor. Arının nektarın sürekli geldiğini zannetmesi önemli. Az ama her gün. Sen bir saat gecik onlaı yemliklerin başında hazır beklerken görürsün. Çok verirsen gözlere basarlar. Balın kalitesi de bozulur. Analize gittiğinde şeker oranı yüksek çıkar. Organik arıcılıkta şurup olarak bal verilir. Organik arıcılıkta kesinlikle şekerle besleme yoktur. Organik arıcılığın başka koşulları da vardır. Örneğin aynı arılığın içerisinde hem organik arıcılık hemde de normal arıcılık yapılamaz. En az 3 km uzakta olmalı. Aynı yerde olmaz.
c. Kekle besleme
Doğal şartlarda bir koloninin besin maddeleri bal ve polenden oluşur. Ancak erken ilkbaharda bu besinlerin stoğu azalır. Kolonilerin çoğalma eğiliminde olduğu bu dönemde ek besleme yapmak zorunluluğu doğar. Enerji ihtiyacı bal veya şeker şurubuyla; protein ihtiyacı ise polenli ve polensiz olarak hazırlanan yiyeceklerle sağlanır.
Hazırlanan yiyecekler vitamin ve minerallerce desteklenmelidir. İlkbaharda polen stoğu azlığının sebep olduğu protein ihtiyacını karşılamak üzere polenli ve polensiz olarak hazırlanan karışımlarla besleme yapılır. Yapılan araştırmalar polenli karışımların daha etkili olduğunu göstermiştir. Hazırlanan karışım akıcı değil ise arı keki adını alır. Arı kekleri bal, polen, yağsız süt tozu, şeker (pudra şekeri), yağsız soya fasulyesi unu, bira mayası, yumurta sarısı gibi belirli besin maddelerinin çeşitli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilir. Bu karışımın amacı taze ve doğal polenin besin değerine yakın yiyecek elde etmektir.
Kek yapımında öncelikli olarak katı maddeler konur. Asıl sıvı maddemiz bal; katı maddemiz ise polendir. Soya, yumurta sarısı vb. gibi ürünler polenimiz yoksa kullanılır. Kullanılacak su kaynatılmış ve soğutulmuş bir su olmalı. Ya da balın akıcılığını artırmak için benmari usulü (45 dereceyi geçmeyecek bir ısıda) ısıtılabilir.
Keke ilaç katılacaksa kekin arılara verileceği gün katılmalıdır. Daha önce olmaz. Zira kimyasal yapısı bozulur.
Kek formülleri Bu formüller 100 koloniden daha fazla koloni sayısı düşünülerek hesaplanmış. Tam olarak kaç koloni bilemiyoruz! Az kolonisi olanlar için bu miktarlar üzerinden hesap yapmak zorlayıcı olabilir. Kek karışımı elde edildikten sonra yarım kiloluk veya bir kiloluk miktarlarda paketlenebilir. Paketlenecek miktarı belirleyen şey arı miktarıdır. En doğrusu bunu göz önüne almak. Kullanılacak polenler taze olmalıdır. Keçen yıldan derin dondurucuda muhafaza edilmiş polenler de olur. 1. formül
90 kg toz şeker
15 lt soya unu
4,5 kg bal
2,5 kg bira mayası
2,5 lt yağsız süt tozu
0,375 lt sirke
20 lt su
2. formül Sadece protein destekli bir formüldür.
3 birim soya unu
1 birim bira mayası
1 birim yağsız süt tozu
3. formül
2 kg polen
6 kg soya unu
1,5 lt 1/2'lik şeker şurubu
2,5 bardak su
4. formül
90 kg toz şeker
14 kg bal
10 lt su
0,250 lt sirke
Kendi kekinizi kendiniz yapın. Hazır almayın. Uzun süre bekleyebildikleri için koruyucu madde içermektedirler.
Koloni miktarının daha düşük olduğunu göz önüne alarak ölçekleri daha küçük olan şu formüller kullanılabilir. Ölçekler küçük olduğundan dolayı daha kolay hesap yapılabilir.
1. formül (önerilen formül)
3 kg bal
1 kg polen
6 kg pudra şekeri
2. formül
3 kg bal
1 kg yağsız süt tozu
6 kg pudra şekeri
3. formül
3 kg bal
6 kg pudra şekeri
400 gr yağsız süt tozu
20 gr polen yada arı vitamini önerilir (arıvit)
Arı vitamini diğer zamanlarda da şurup içerisine katılarak kullanılabilir.
Arının başında durulacaksa kek yerine şurup tercih edilebilir. Sürekli yağmur varsa veya florada yeterince polen yoksa o halde keki zorunlu olarak vermek gerekir.
d. Şurupla besleme
İlkbahar beslemesinde koloninin yeterli miktarda balı bulunsun veya bulunmasın şeker şurubuyla besleme yapmak esastır. Bu besleme ana arıyı yumurtlamaya teşviktir. Kolonilere ilaç verilmesi durumunda veya hava şartlarının arının uçuşuna izin vermediği günlerde koloninin su ve enerji ihtiyacını karşılamak için gereklidir. Yumurtlamaya teşvik için verilen şurubun şeker/su oranı düşük olmalıdır. Şurup hazırlarken enerji ihtiyacını karşılamak için çay şekeri ya da bal kullanılır. Şuruplar; katı, orta ve sıvı olarak yapılmaktadır.
Şeker su oranı;
Katı şuruplar 1 su 2 şeker (erken ilkbahar)
Orta şuruplar 1 su 1 şeker (ilkbahar)
Sıvı şuruplar 2 su 1 şeker (geç ilkbahar) (enerji ve su ihtiyacını karşılar)
Şerbet yapımı
Önce suyu 100 dereceye kadar kaynatırız. İçme suyunu.Bilmediğin suları kullanmamalısın. İçebileceğin suyu kullanmalısın. Kaynatılan suyun 50-60 dereceye soğuması beklenir. Sonra şeker eklenip tamamen eriyinceye kadar karıştırılır. Şerbeti hazırladığımız gün vermiyoruz. Ertesi gün veriyoruz. 24 saat geçmeli. Örneğin bugün öğlen hazırlayıp yarın akşam verebilirsiniz. Aksi halde arılar hasta olur. Ve sindirim sistemleri bozulabilir. Hava aşırı derecede soğuksa örneğin erken ilkbaharda o halde şurup ısıtılabilir. 25-30 derece civarında.
İlkbahar beslemesinin önemi Bal özü akımı mevsimine girerken kolonilerde genç işçi arı kadrolarının kuvvetli olması bal verimi yönünden önemli değildir. Çünkü bu yaştaki işçi arılar henüz kovan içi görevlerini tamamlayıp kırda çalışma yeteneği kazanmamışlardır. Burada bal üretim yönünden önemli olan nokta 21 günlük kovan içi görevlerini tamamlayıp balözü ve polen toplama yeteneği kazanmış kadroların nektar akımı boyunca varlığıdır.
Florada çiçek yok ve nektar da yoksa tarlacı arının bir önemi yoktur. Ancak arıyı böleceksek erken besleme yapıp arı nüfusu çoğaltılabilir. Koloni bölünmeyecekse besleme zamanının tespiti çok önemlidir.
Bal özü akımının başlangıcından en az 5-6 hafta önce besleme başlamalı. İşçi arı meydana getirecek yumurta ana arı tarafından petek gözüne bırakılmalıdır, 42 gün önce. Nektar akımı zamanını tutturmak önemlidir. Erken olursa arı boşa bekler, geç olursa siz boşa beklersiniz.
Yemleme tarihinin tespiti
Yemleme tarihinin tespiti önemlidir. Nektar akımının bölgede hangi tarihte başladığı tecrübeli arıcılar tarafından bilinir. Beslemeye bu tarihten 5-6 hafta önce başlanırsa kuvvetli olarak bal özü akımının gelmesi sağlanmış olur.
Doğadaki bal özü akımı bilinen tarihten iki hafta erken ya da geç olabilir. Kestirmek güçtür. Kendi özel kayıtlarınızı meteoroloji bültenleriyle karşılaştırarak yaklaşık bir tarih belirleyebilirsiniz.
Aşağıdaki resimde çizmeye çalıştığım çizelge yukarıdaki resimde görünüyor. Telefonum bu kadar çekebildi. Çizelge en erken uygun teşvik beslemesi ile ilgili.
Pek sağlıklı çizemedim ama bu iki resimden bir şeyler çıkabilir ortaya :) Bence önemli bir çizelge.
D ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 1 hafta çalışabilir.
E ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 2 hafta çalışabilir.
F ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 4 hafta çalışabilir.
G ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 3 hafta çalışabilir.
H ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 2 hafta çalışabilir.
I ile gösterilen tarihte başlanırsa; bal akımı devresinde 1 hafta çalışabilir.
Bu bilgilerin ışığı altında şu şekilde bir tarih tespit ederiz. Bölgedeki esas bal akımı döneminin Haziran ayının son iki haftası ile Temmuz'un ikinci haftası arasında olduğunu düşünürsek, bir işçi arı ömrünün son 3-4 haftasında tarlacı olarak görev yapabildiğine göre bir işçi arının bal akımı devresinde en az bir hafta bal toplayabilmesi için bu işçi arıyı meydana getirecek yumurtanın en erken 21 Nisan'da en geç 26 Mayıs'ta petek gözüne konulması gerekir. Böylece 21 Nisan'dan 26 Mayıs'a kadar yumurtadan meydana gelecek işçi arılar 1-4 haftalık bal akımı devresinde tarlacı arı olarak görev yapacaklardır. 28 Nisan ve 12 Mayıs tarihleri arasında bırakılan yumurtalardan gelişen işçi arılar esas bal akımı devresinde aktif tarlacı arı olarak nektar döneminden en fazla yararlanan arılar olacaktır.
Koloni birleştirme
Zayıf koloniler kendi aralarında birleştirilebileceği gibi güçlü koloniler de kendi aralarında birleştirilebilir. Ana arısı olmayan veya sakat olan koloniler için mevsim itibariyle şartlar yeni ana arı yetiştirmeye uygun değilse ana arılı bir koloniyle birleştirme yapılabilir.
Birleştirme ilkeleri
1. Hastalıklı koloniler sağlıklı kolonilerle birleştirilmemeli.
2. Birleştirmeden sonra kalan kovan parçaları ve petekler arılıktan uzaklaştırılmalı.
3. Ana arısı olan iki koloni birleştirilecekse ana arısı sakat olan ya da verimsiz olan ana arı koloniden alındıktan sonra birleştirme yapılmalı.
4. Nektar akışının az olduğu dönemlerde birleştirme yapılacak koloniler 1-2 gün önceden beslemeye tabi tutulmalı.
5. Birleştirilecek zayıf kolonilerin ana arıları genç ve verimli ise kolonilerden birinin ana arısı alınarak birleştirme yapılmalı. Daha genç olan ana arı kolonide bırakılmalı diğeri atılmalı.
6. Birleştirilecek kolonilerden ana arısız olan daha güçlü ise ana arı kafese alınarak birleştirme yapılmalı.
Birleştirme işlemi bütün arıların kovanda olduğu akşam saatinde bolca duman verilerek yapılır. 20-25 dakika sonra tekrar kontrol edilir. Eğer boğuşma varsa tekrar bolca duman verilir.
Yan yana iki koloni birleştirilecekse birleştirme işleminden sonra yeni koloni eski kolonilerin tam ortasına konmalı.
Birleştirme her zaman ballık katında yapılır. Ballık ve kuluçkalık arasına saman kağıda (gazete sağlıksız olduğundan) konur. Saman kağıdı konmadan önce kalemle birkaç tane delik açılır. Birleşme olurken arılar saman kağıdını kemirir. Her zaman için ana arısı olmayan koloniler ana arısı olan kolonilerin üzerine nakledilir. Yani ana arısı olan koloni kuluçkalıktadır diğeri ise ballıkta.
- Birleştirme esnasında sprey yoksa gül suyu da tercih edilebilir.
Anasızlık ve ana yenileme
Bal arıları koloni adı verilen topluluklar halinde yaşarlar. Kolonide normal şartlarda bir tane ana arı bulunur. Ana arının verimi düşünce işçi arılar yeni bir ana arı yetiştirmeye başlarlar. İşçi arılar anasız kaldıklarında ya da oğul vermek istediklerinde yeni bir ana yaparlar. Oğul için üretilen ana yüksükleri peteğin yan kısımlarında ve alt kısımlarında olur. Ana arı değiştirmek istedikleri zaman ise yüksükler peteğin yan kısımlarında ve orta kısımlarında olur. En kaliteli yüksükler peteğin ortasında olanlardır.
Oğul için olan yüksükler 4, 6 veya 8 tane olabilir. Ana değiştirmek için yapılan yüksükler ise daha sınırlı sayıdadır. En fazla 4 veya 6 tane olabilir. İşçi arılar anayı değiştirmek için mevsimi baz alırlar. Mevsimin ananın döllenmek için uçabileceği ve nektar olabilecek sıcaklıkta olması gerekir.
Anasız bir koloniye ana kazandırma yöntemleri 1. Kafesle ana arı vermek Ana verilecek koloni anasızlık hissine alıştırmak için bir kaç gün anasız bırakılır. Ana verilmeden önce yüksük yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. Yumurta dönemini aşmış larvalardan bile yüksük yapabilirler. Bu nedenle yüksük varsa yüksükler bozulur. Yüksük yoksa yavrulama sahasının ortasındaki iki çerçevenin arasına sıkıştırılır, çıkış deliği dip tahtasına bakacak şekilde. Bundan sonra beslemeye alıyoruz. 2-3 gün sonra bir daha kontrol ediyoruz. Ana sağlam mı! 2. Ana arı memesi vermek Bunun için kendi ürettiğimiz yüksüğü (Miller yöntemi ile, Smith yöntemi ile) veya doğal yollardan üretilen yüksüğü kullanırız. Yüksük verilmeden birkaç gün önce mevcut ana arı öldürülür. Yüksük bulunduğu yerden kesilerek alındıktan sonra verilecek kolonide çerçevenin üst kısmının ortasına mumla tutturulur. Ana arının döllenme uçuşuna çıkması beklenir. Gözden çıktıktan sonraki 4-5 günde döllenme uçuşuna çıkması ve döllenmesi beklenir. Döllendikten sonraki gün yumurtlama görülmeli. (Gözden çıktıktan 6 gün sonra) Yumurtayı görene kadar besleme yapmıyoruz. Yoksa anayı keserler. 3. Yavrulu arıya genç larvalı çerçeve vermek 3 günü tamamlamamış, yoksa 4-5 günlük larvalı çerçeveler kullanılır. Başka bir analı kovandan günlük yumurtalı çerçeveler getirilip koyulur. Üzerinde arı varsa koyarken sprey kullanılabilir. Yüksüğe dönüştü mü, dönüştüyse kaç tane dönüştü kontrol edilir. Altta olan yüksükleri boz. 4 taneye kadar düşür. Analar çıktıktan sonra veya çıkmadan hemen önce alınır. İhtiyacı olan başka kovan varsa onlara verilebilir. İki tanesini kovanda bırakmak yeterlidir. İşçi arılar kendileri karar verip birini öldürürler. 20.gün bu kolonide yumurta görmeliyiz. 4. Analı başka bir koloniyle birleştirmek Detayları yukarıda koloni birleştirme kısmında.
Oğul döneminde yapılacak çalışmalar
Mevcut tüm arılar soylarını sürdürebilmek için çoğalmak durumundadır. İşçi arılar ve erkek arıların bir kısmı içgüdüsel olarak yeni bir koloni meydana getirmek üzere bir veya birkaç ana arı ile kovanı terk ederler. Bu işleme "oğul verme" veya "doğal oğul" denir. Oğul mevsimi yöreden yöreye farklılık gösterir. Bir bölgede oğul mevsimi ana nektar akımından bir kaç hafta önceye rastlar. Yöreden yöreye değişse de genelde Mayıs-Temmuz aylarıdır. Bu dönemde bal üretmek istiyorsak oğul önleyici tedbirler almalıyız. Kuluçkalık kısmı sık sık kontrol edilmeli. Yüksük varsa boz veya alıp ihtiyaç olan başka bir kolonide kullan. Zira oğul yüksükleri güçlü olurlar.
Oğul vermede; ırk, kovan içindeki arı mevcudunun çok fazla artması, arıların çalışma alanı sıkıntısı çekmesi, havalandırmanın yetersiz olması, ananın yaşlı ve yetersiz olması gibi etmenler etkilidir.
Çoğalma içgüdüsüyle işçi arılar ana arıya rağmen yüksük oluştururlar. Böylece oğul hazırlığı başlamış olur. Eğer bu durumu arıcı fark edip yüksükleri bozarsa koloni vazgeçebilir. Vazgeçmezse işçi arılar yenisini yaparak ana arı ile daha az ilgilenir ve daha az beslerler. Bunun sonucunda da ana arı ağırlığının 1/3'ünü kaybederek uçma yeteneği kazanır.
8 gün sonra, göz mühürlendiğinde, mevcut ana kovanı terk eder. İşçi arılar keşif uçuşu yaparak çevrede en uygun yeri tespit ederler. Mevcut ana yeni ana çıkmadan bir hafta önce bir miktar işçi ve erkek arıyla beraber kovanı terk eder.
Eğer kolonideki mevcut ana sakatsa (mesela kanatları kesilmiş ise) yeni ana kovanı terk eder. Koloniden çıkan ilk oğul baş oğuldur. Bu da mevcut anadır. Yeni ana koloninin yeni sahibidir.
Kapalı gözlü yavruyla yeni oğul desteklenmelidir. Oğul veren koloni ise ana arı çıkıp döllendikten sonra şurup ile beslenir. Döllenmeden önce beslersek anayı keserler.
Önümüzdeki derste görülecek konular; Oğulun kovana alınması Oğul önleme yöntemleri Ballıkların atılması Oğul hangi saatlerde çıkar?